29
Aralık

Eviniz İçin Tasarım İpuçları

Paris’ten bir trene binip, Fransa’nın güneyindeki küçük bir kasabaya doğru yol aldığımda aslında nasıl bir deneyimin içinde olacağımın tam da farkında değildim. Tren istasyonunda bizi karşılayan araç 1,5 saat mesafedeki adrese götürürken, etrafım gittikçe sadeleşmeye ve yaşam izleri daha da azalmaya başladı. Ancak 10-15 haneli ve küçük meydanlı kasabaların sokaklarda kimsecikler bulunmuyordu. Yol gittikçe daha da yabani bir doğaya kavuştuğunda Boisbuchet’ye de varmıştık zaten.

Alışkın olmadığımız bir coğrafyanın ve yaşam alanının içinde bulmuştuk kendimizi. İçinde bir göl ve at çiftliği bulunan bu oldukça geniş arazinin içinde bir şato mimarisi, bir değirmen binası, müştemilat yerleşkesi ve asırlık ağaçlar ilk karşılaştıklarımız oldu. Bahsettiğim ortam söylediğim gibi medeniyetten bir hayli uzakta, telefonun sorunlu çektiği, internetin ise neredeyse sıfıra yakın olduğu bir yer.

2011 yılında, bahsettiğim bu harika yere, Domain de Bousbuchet’ye, buranın kurucusu olan, Alexander von Vegesack’ın davetlisi olarak gittim ve sonraki 7 gün boyunca, içinde yuvarlanıp durduğumuz kentli yaşantısının dışında bir ortamda dünyanın farklı yerlerinden gelen insanlarla birlikte yaratıcı projeler üretmenin, izlemenin, deneyimlemenin keyfine vardım.


29
Aralık

Her yıl Haziran ayında açılan sezon boyunca

Paris’ten bir trene binip, Fransa’nın güneyindeki küçük bir kasabaya doğru yol aldığımda aslında nasıl bir deneyimin içinde olacağımın tam da farkında değildim. Tren istasyonunda bizi karşılayan araç 1,5 saat mesafedeki adrese götürürken, etrafım gittikçe sadeleşmeye ve yaşam izleri daha da azalmaya başladı. Ancak 10-15 haneli ve küçük meydanlı kasabaların sokaklarda kimsecikler bulunmuyordu. Yol gittikçe daha da yabani bir doğaya kavuştuğunda Boisbuchet’ye de varmıştık zaten.

Alışkın olmadığımız bir coğrafyanın ve yaşam alanının içinde bulmuştuk kendimizi. İçinde bir göl ve at çiftliği bulunan bu oldukça geniş arazinin içinde bir şato mimarisi, bir değirmen binası, müştemilat yerleşkesi ve asırlık ağaçlar ilk karşılaştıklarımız oldu. Bahsettiğim ortam söylediğim gibi medeniyetten bir hayli uzakta, telefonun sorunlu çektiği, internetin ise neredeyse sıfıra yakın olduğu bir yer.

2011 yılında, bahsettiğim bu harika yere, Domain de Bousbuchet’ye, buranın kurucusu olan, Alexander von Vegesack’ın davetlisi olarak gittim ve sonraki 7 gün boyunca, içinde yuvarlanıp durduğumuz kentli yaşantısının dışında bir ortamda dünyanın farklı yerlerinden gelen insanlarla birlikte yaratıcı projeler üretmenin, izlemenin, deneyimlemenin keyfine vardım.


29
Aralık

Ayrılıklar garanti gözü yaşlı gerçekleşiyor

Her yıl Haziran ayında açılan sezon boyunca, alanında öncü tasarımcıların önderliğinde, süreleri 7 ile 15 gün arasında değişen, bazen bir kaç haftayı bulan atölyeler düzenleniyor bu tasarım köyünde. Öncü tasarımcılar ve mimarlar derken, Shigeru Ban, Jaime Hayon, Bouroullec kardeşler gibi isimlerin, daha niceleri gibi burada atölyeler düzenlediğini belirtmekte fayda var. Belli bir ücret karşılığında katılıyorsunuz bu atölyelere, çok da ucuz değil hani ve karşılığında oldukça mütevazi şartlarda konaklama, yaşama ve yemek– ancak karnınızı doyuracak kadar – ile birlikte eşsiz bir “birlikte yaratma” deneyimi elde ediyorsunuz. Edindiğiniz dostluklar ve tanışıklıklar da cabası. Her atölye günü kedi balıkları ile dolu ve pek tekin olmayan gölde yüzerek, kano yaparak veya güneşlenerek, ya da inzivaya çekildiğiniz köşenizde yaratımlarınıza devam ederek, geceleri yıldızların altında huzurla veya grupların düzenlediği şamatalı eğlencelerle sona eriyor. Ayrılıklar garanti gözü yaşlı gerçekleşiyor. Zaman zaman Şato binasında esaslı bir sergi açılıyor ve katılımcılar imece usulü canla başla çalışıyor bu etkinlikler için. Dünyanın öncü cam laboratuvarı Corning Müzesi ve Tayvan’nın Xue Xue Vakfı destekçiler arasında. Atölyeler ve projeler kapsamında Swarovski, Amorim, Hermes gibi sektörel devler de zaman zaman etkinlikler düzenliyor bu yerleşkede ve atölyelere destek oluyorlar.